Çilek, etkisi sihir kıvamında olan, herkesi sevindirebilen leziz bir meyvedir. Hele o çileği şekere batırırken, tüm ellerin ve ağzın şekere bulanması bana ayrı bir keyif verir. Öte yandan, özellikle son bir kaç yazımda Kıbrıs’ımızın güzelliklerinden, baharın coşkusundan ve ada’mızın sahip olduğu hikayelerin zenginliğinden bahsederken, Kuzey Kıbrıs’ın en batısında bulunan dillirga köyü, Yeşilırmağı atlamak olmazdı. İşte çilek etkisi ve bu güzelliklerle daha çok insanı buluşturma arzusu birleşince, ortaya Maraş-Der organizasyonuyla gerçekleştirdiğimiz ‘Çilek Bahçeleri ziyareti ve doğa yürüyüşü’ çıkmış oldu.

ÇİLEK BAHÇELERİ (1).jpg

Vaziyet böyle olunca, tüm hazırlıkları tamamlayıp bir cumartesi sabahı dernek binamızın önüne vardık. Saat 8.25 civarında kapıyı açar açmaz grubumuzda toplanmaya başlamıştı. Hava, gezi için ideal bir biçimde gayet güneşli ve açık gözüküyordu. Şanslıydık !

Yeşilırmak veya Limnidi, Kuzey Kıbrıs’ın en batısında bulunan, gayet verimli toprakları ve özellikle çilek üretimiyle bilinen bir köydür. Bilmeyenler için belirtmekte yarar var, Kıbrıs’da çok meşhur olan dillirga türküsü, ismini bu bölgeden alır. Daha önce dinlememiş olanlar için, şarkının iki dilli versiyonunu aşağıya bırakıyorum.

Kıbrıs’da okuyan, Suriye, Filistin, İran, Mısır ve Türkiyeli öğrenci arkadaşlarımız ile Mağusa’dan katılan gençler ve ailelerden oluşan grubumuzla iki saatlik bir yolculuktan sonra ilk durağımız olan Vuni sarayına ulaştık. Karşılaştığımız manzara kelimenin tam anlamıyla nefes kesiciydi.

20170422_113715.jpg20170422_114050.jpg20170422_114641.jpg20170422_114855.jpg

 ”…Saray, Kıbrıs’ta Pers egemenliğine karşı ayaklanmaların olduğu bir dönemde, yaklaşık 6 km uzakta bulunan Soli kentini Pers hakimiyeti altında tutmak için inşa edildi. Sarayın inşası dört yılda tamamlandı ve 137 odası vardı. Rakımı 267 metre olan bir tepe üzerine kurulmuştur ve etrafı surlarla çevrilidir. Yapının üç ana bölümü vardır, bunlar en tepede bulunan Athena Tapınağı, tapınağın hemen altındaki bulunan saray ve diğer tapınaklar, bunların da aşağısındaki bulunan evlerdir. Bu üç bölüm tepeden denize doğru eğimli olan üç farklı teras üzerine kurulmuştu. MÖ 449 yılında Atinalı general Kimon‘un sarayın bulunduğu bölgeyi ele geçirmesi üzerine MÖ 440 yılına kadar olan dönemde Yunan mimarisi özelliklerinin görüldüğü bir mimari değişimden geçti. MÖ 390 yılları civarında Perslerle anlaşma yapan Soli Krallığı siyasi gücünü yeniden kazanınca MÖ 380 yılında Yunan egemenliğinde bulunan ve kendini sürekli tehdit eden Vuni’ye girdi ve şehri yaktı. Şehir tamamen harap oldu ve bir daha inşa edilmedi…”

Saray’ın bulunduğu tepe, tüm körfezi gören müthiş bir yükseklik’deydi. Özellikle, banyo odalarının baktığı manzarayı kıskanmadım dersem yalan olur. Saray’ın sahipleri zevkli insanlar olsa gerek diye de yorum yapmadan kendimi alamadım. Her sabah bu manzaraya uyanmak ne büyük bir ayrıcalık. Şaka bir yana, konum hakikaten stratejik, çünkü tüm körfez ayaklarınızın altında ve denizde gerçekleşen herhangi bir olayı gözden kaçırmanız mümkün değil.

Manzara’ya karşı yapılan fotoğraf çekim seansları, bölgeye atılan hayranlık dolu bakışlar ve bir kaç kelamdan sonra sıra elbette grup fotoğrafına gelecektir. 20170422_115203.jpg

Fotoğraf çekiminden sonra sıra doğa yürüyüşü kısmına gelmişti. Yürümek istemeyenleri, önden yolladık Yeşilırmağa. Akabinde, yaklaşık 5 kilometre olan parkurumuza doğru yola koyulduk.

20170422_114403.jpg

Şüphe yok ki, başlangıcından sonuna kadar ‘keyifli’ bir yürüyüştü. Grubumuzun neşesi ve şahit olduğumuz doğanın güzelliği bu keyfin temel elementleriydi. Yaklaşık bir buçuk saatlik bir yürüyüşten sonra, Yeşilırmak tabelasıyla karşılaşmak, herhalde çilek’ten veya yorgunluktan mıdır yoksa hedefe ulaşmanın verdiği duygudan mıdır bilmem, herkes üzerinde bir sevinç yaratmıştı.

20170422_132149.jpg

Akabinde, hemencecik ilk bulduğumuz çilek bahçesine atıverdik kendimizi. Burada iki seçenek vardı. Dileyen hazır toplanmış kaplardan satın alıyordu çileğini, dileyen ise tarlaya girip dilediğince yeyip toplayabiliyordu. Biz elbette ikincisini seçtik. 20170422_135455.jpg

Yine şanslıydık ki, çilekler fazlasıyla lezzetliydi. O kadar ki, insanın beni burada bırakın ve yarın gelin alın diyesi geliyordu. 20170422_135552.jpg

Güneş’den bunaldığım bir an içerisinde farkettiğim, bahçenin tam kenarında tüm zarifliği ve gölgesiyle davetkar bir havası olan zeytin ağacının altına oturup gölgesinden ve o güzel esintiden faydalanmak herhalde bu gezinin en keyifli kısımlarından bir tanesiydi. Zeytin’in gölgesinde biraz etrafı seyrettikten sonra çilek yemeye devam ederek bahçe’den çıktım.

Bütün grup’ta keyiflerin yerinde olduğunu ve herkesin mutlu olduğunu görmek ayrı bir güzel olmuştu. Sıra, köy içerisine kısa bir yürüyüş ve minik bir keşif yapmaya gelmişti. Burası, gerçekten yemyeşil, kuş seslerinin her yeri sardığı huzur dolu bir köydü.

Saatlerimiz 15.00 civarını gösterirken, bizim için de artık Yeşilırmak’tan ayrılıp Mağusa’ya geri dönme vakti gelmişti. Gün, tüm planın yerinde gitmesi, görülmesi gereken yerlerin ve yapılması gerekenlerin yapılmasından sonra tatlı bir yorgunlukla sonlanıyordu. Katılımcılardan aldığımız pozitif yorumlar bizleri daha güzel ve farklı etkinlikler, geziler organize etmek konusunda fazlasıyla cesaretlendirmişti. Hiç şüphesiz, rutinin dışına çıkmak, doğayla iç içe olmak ve farklı bir yer görmek herkese iyi gelmişti.

Yazımı bitirmeden önce, bu güzel köyün kesinlikle herkes tarafından ziyaret edilmesi gerektiğini vurgulamak isterim. Kıbrıs’a gelecek olan gezginlerin ve ziyaretçilerin listelerinde olması gereken bir yerdir burası kesinlikle.

Ayrıca, 12-13 ve 14 Mayıs tarihleri arasında Yeşilırmak-Yedidalga Üreticiler Birliği tarafından düzenlenecek olan ve içerisinde çeşitli etkinlikler bulunan Yeşilırmak Çilek Festivali’de kesinlikle kaçırılmaması gereken bir olay.

Maraş-Der olarak, gezimize katılan herkese kocaman teşekkür ederiz.

Gelin, bu yazıyı şöyle anlamlı bir sözle bitirelim:

10.Kural

Ne yöne gidersen git, -doğu, batı, kuzey ya da güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır. ————–Şems-i Tebrizi

 

 

Advertisements